Çanakkale’yi Gezmek

  • 32

Sabahın erken saatlerinde uykusuz bir hal içerisinde yollara düştükten sonra saat 12 civarlarında yemek yedim ve gezintiye başladım. Artık Çanakkale‘yi ikinci kez ziyaret ediyordum.

Daha önce Çanakkale’yi Bilmek adı altında bir yazımı paylaşmıştım sizlerle. Bu sefer ise kılavuz türü bir yazı paylaşmak istiyorum. Bu yazım size Çanakkale hakkında yüzeysel bilgiler vermekle beraber gitmek isteyenlerede bir nebze yardımcı-önbilgi olabilecektir.

Çanakkale’de genellikle turlar Güney Cephesi’nde Aziziye tablasından başlar. İki defa olan ziyaretimin ikisi de buradan başladı. Kâğıthane Belediyesi sponsorluğunda bir gezi olduğunu da ayrıca belirtmek istiyorum.  Daha sonra ise Kuzey Cephesine  geçiyorsunuz yani kara savaşlarının yaşandığı yerleri görüyorsunuz.

Çanakkale’nin yenilendiği tarihlerde Aziziye tablası da top oynanan bir arazi olmaktan çıkartılarak tarihi yansıtan bir mekan haline getirilmiş durumda. İç ve dış düzenlemeler çok güzel bir şekilde yapılmış. Zira atıl durumdaki tarihimiz Çanakkale yeniden vanlanmış durumda. 2005 yılından bu yana da bir devir atlamış durumda.

Eğer Çanakkale ile ilgili bir kitap okuduysanız gezimiz o kadar çok canlanıyor ki bu yüzden ön araştırma ve bilgi ile oraya gitmeniz gerektiği kanısındayım. Conkbayırı’ndaki siperleri gördüğünüzde size bir anlam ifade edebilir. 57. Alay Şehitlerini de bilerek gitmelisiniz. Çanakkale’de bulunan her bir figür, her bir heykel bir anlam taşımakta. İnce anlamlar barındırmakta.

Tur esnasında sohbet ettiğim bir rehberin bana anlattıklarını size aktarmak istiyorum.

2003 yıllarında Milli Eğitim yetkilileri Japonya’ya ziyaretlerinde Japon halkının birbirlerine bağlılığı ve saygısı ile ilgili bir soru soruyor. Aldıkları cevap ise; ” Biz tarihimizi anlatıyor ve ders çıkarmalarını sağlıyoruz. Oysa ki sizin Çanakkale’niz tek başına yeter bunun için.” Bu durumdan ders çıkartan yetkililer Çanakkale’yi düzenleme ve tarihi geleceklerimize anlatmak için geç de olsa bir karar almışlar.

Çanakkale gezisi boyunca 5-6 defa araçtan inerek inceleme yapma imkanınız mevcut fakat paket programlarda biraz sıkışıklık yaşanabiliyor. Zamanınız sınırlı olduğundan dolayı yeteri kadar inceleme imkanınız olmuyor. Ben Conkbayırı’nda sadece kitabeleri görmek değil Arı Burnu yarlarına doğru ormandan ilerleyerek o savaş yaşantısını daha iyi hissetmek isterdim. Her karış toprağını rahat rahat ve o mahşer gününü beynimde doyasıya canlandırmak isterdim. Bu sebeple vaktiniz az ve buna bağlı olarak geziniz yorucu olabiliyor.

Güney Cephesi’nde genel olarak anıtları gezerken Kuzey Cephesi’nde yani Atatürk’ün aktif olduğu yerlerde kara savaşlarını inceleme fırsatı bulabiliyorsunuz. Bu fırsatı ise hala ayakta olan siperler ile Conkbayırı‘nda yakalıyorsunuz. Neden hep Conkbayırı diyorum derseniz; bunun sebebi ben en çok orayı sevdim. Seyit Onbaşı tarafından kaldırılan topun hikayesini yüzlerce kez okudum ve dinledim fakat o savaş sahnesini oralarda gözümde canlandıramadım. Ben o ruh halini yaşamak konusunda en iyi deneyimi Conkbayırı’ndan Gökçeada ve Anafartalar’ı izlerken yaşadım. Siperlerde yürürken hep bir iz aradım.
Size en büyük tavsiyelerimden birisi de oradaki alan kılavuzları ile boş kalan rsim çekme vakitlerinde birebr sohbet etmeniz. Orada yaşayan ve yaşlanan bir kişiden gerçekten çok ilginç bilgiler elde edebilirsiniz. Mesela 1930’larda oraya gelen muhacirlerin oradaki tarlaları ilk gördüklerinde kabak tarlası sanmaları gibi. Mutlaka rehberlerle sohbette bulununuz.

Değinmek istediğim bir nokta da gittiğiniz grubum durumu. Ben araç sahibi olarak gitsem de gruptan birisiymiş gibi davrandım. Birlikte olduğum grup ise Amasya’nın Taşova İlçesi’ne bağlı Alpaslan Kasabası Derneği üyeleriydi. Gerçekten çok temiz ve rahat aynı zamanda da eğlenceli bir gezi yaşattıkları için onlara da buradan teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Bundan sonraki yazımda da inşallah sizlere Çanakkale’yi Görmek adlı resimli yazımı yazacağım. Gidilip görülesi bir yer Çanakkale.

Sabahın erken saatlerinde uykusuz bir hal içerisinde yollara düştükten sonra saat 12 civarlarında yemek yedim ve gezintiye başladım. Artık Çanakkale‘yi ikinci kez ziyaret ediyordum. Daha önce Çanakkale’yi Bilmek adı altında bir yazımı paylaşmıştım sizlerle. Bu sefer ise kılavuz türü bir yazı paylaşmak istiyorum. Bu yazım size Çanakkale hakkında yüzeysel bilgiler vermekle beraber gitmek isteyenlerede bir…

Sabahın erken saatlerinde uykusuz bir hal içerisinde yollara düştükten sonra saat 12 civarlarında yemek yedim ve gezintiye başladım. Artık Çanakkale‘yi ikinci kez ziyaret ediyordum. Daha önce Çanakkale’yi Bilmek adı altında bir yazımı paylaşmıştım sizlerle. Bu sefer ise kılavuz türü bir yazı paylaşmak istiyorum. Bu yazım size Çanakkale hakkında yüzeysel bilgiler vermekle beraber gitmek isteyenlerede bir…

5 thoughts on “Çanakkale’yi Gezmek

  1. degerli kardeşim yazını kodum ve çok begendim hem şahsım adına hemde alpaslanlılar derneği adına sana çok ama çok teşekkürler . umarım eylenmişsindir

  2. çanakkaleyi anzac ( austria and new zeland ) hep geziyo biz daha çok önem vermeliyiz

  3. çanakkaleyi ve o ruhu bütün geçlerimize anlatmalıyız.

  4. arkadaslar onca sorun arasinda turbanimi buldunuz burada tartisacak, bu siteye bari saygi gosterin

  5. Çanakkale, yerde bir taş parçası görürsünüz ve ayağınızla vurursunuz ya… Buradaki tüm taşlar aslında bir mezar taşı. Kilitbahir Zargana Tatil köyü gezimde şehitliklere de gittim. Ölmeden önce yapacağınız 10 şey listesine burayı ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.