Hi5 uzun zamandır var olan ama bir türlü yükselişe geçemeyen bir arkadaşlık portalıydı. Son zamanlarda Netlog‘un kendini yenilemedeki başarısızlığının ve Facebook‘un kısmen kendini kaybetmesi sonucunda tabiri caizse sağ kulvarı kapattı gidiyor. Posta kutuma ( e-mail ) düşen maillerdeki çoğunluğu da ele geçirmeye başladı Hi5.
Netlog bu aralar fazla etkinlik gösteremiyor. Sanırım Türkiye Şubesi biraz aksamakta. Yayınlarda da aksama olunca yani sürekli kapalı kalınca da darbeyi doğal olarak yedi ve kullanıcılar FaceBook’a alternatif olarak hi5′e yönlendi fazlasıyla.
Şu durumda bakmak istersek, Hi5 biraz daha yol almalı ve mevcut potansiyelini yükseltmeli gibi. Hi5 önceki kadar etkinliğini koruyamıyor yani. Hi5 , Hi5 olalı böyle düşmemiştir. Ayrıca şurada da belirttiğim gibi Netlog gelişirken Hi5 Mevcut ve potansiyel üye bakımından eski günlerini arıyor.
Etiketler: arkadaşlık, arkadaşlık sitesi, facebook, hi5, kız, msn, Netlog, Site


Aylardır seni bekliyorum, çünkü seni gerçekten çok seviyorum, tüm değerlerimi bir bir yitiriyorum artık bundan sonra buraya yazmıycam çünkü kendimi yitirmemi burda anlatmıycam, burayı yazmasamda seni hep sevicem ve belli bi zamana kadar hep seni bekliycem, sonrası takdiri ilahi artık…!
Sen mi güzelsin yoksa beklemek mi şansın bile yok tabiki beklemek ama yalnızca seni..!
Eğer gelmezsen beni hiç düşünme mutluluğun tadını çıkar.
Elveda UYKUCUM seni çok SEVİYORUM…! :(
SECDE GÖRMEMİŞ ALNIN
ALIN YAZISI OLMAK İSTEMEM…!
Yolun sonuna geldik ışte
ne geri dönüşü var yolun nede devamı
yaşanan herşey buraya kadarmış sevgilim
yılların üstüne kazanılmış bir sevda
ayrılıkla süslenmiş bir aşk var ortada
ellerinle vururken darbelerini mutluluga
verebildigim tek karşılık bakışım sana
bu ne yaşamaktır nede ölmektir gülüm
ıkisi arasında gel gitler kaldı bana
bu ne yaman sancıdır bu ne yamandır
haydi git lanet olasıca durma artık
giderken arkana bakma sakın
bari gidişin şeref dolu olsun
ayrılıgın şerefsizce olmasın
o mahsun bakışın altında şeytanlıgını göremedim
seviyorum dediginde yalanı var diyemedim
nasılda ınanmışım sana
ömrümü harcadım yoluna
şimdi senden ne kaldı bana
caneyyyyyyyy şimdi şerefsizlikten başka
bir daha ayrılık yok dedin
ınanmıştım sözüne senin
kocaman bir yalanmış sevgin caneyyyyyyy
şerefsiz cıktın sen sevgilim
caneyy demiştim adına
adını kazmıştım koluma
kan ıçinde kalmıştı kolum
degmezmişsin akan kanıma
ben sana ıhanet etmedim
işledigim suç seni sevdim
ıhanetin bedelini caneyyyy
bana ödettin sen sevgilim
bir daha ayrılık yok dedin
ınanmıştım sözüne senin
koca bir yalanmış sevgin caneyyy
şerefsiz cıktın sen sevgilim
Bu yürek dayanmaz ayrılığın yüküne
dur gitme ne olur diz çökem önüne
kahretsin sevmişim günlümü vermişim
yaralı yüreğim ben sensiz neyleyim
gidiyorsun bensiz bırakıp çaresiz
ne yaparım sensiz dur gitme gitme
keşke biraz daha kalabilseydin
yalnızlığımı biraz daha erteleyebilseydin
bu ne aceledir be sevgili
daha sonbahar gelmediki nereye
bir daha göremeyecekmiyim seni
görsemde tutamayacakmıyım ellerini
kal biraz daha ne olur daha sonbahar gelmediki
kahretsin sevmişim günlümü vermişim
yaralı yüreğim ben sensiz neyleyim
gidiyorsun bensiz bırakıp çaresiz
ne yaparım sensiz dur gitme gitme
duymuyormusun bu acı çığlığımı
görmüyormusun perişanlığımı
toprağa dönüştüren gözyaşlarımı
daha sonbahar gelmediki nereye
bumuydu senin sözün
bukadarmıydı senin sevgin bu kadar ucuz
bu kadar yalan bu kadar alçak bu kadar şerefsizmiydi
daha sonbahar gelmediki sevgilim nereye
kahretsin sevmişim günlümü vermişim
yaralı yüreğim ben sensiz neyleyim
gidiyorsun bensiz bırakıp çaresiz
ne yaparım sensiz dur gitme gitme
gitmekte kararlısın anlaşılan
arkanı dönüp uzaklaşırken benden
anlına kondurdugum öpücükleri hayal et
yarı yolda anlayacaksın yıllardır anlam veremedigin sözlerimi
geri döneceksin hemen
unutma geri döndügunde ruhsuz bir beden göreceksin bıraktığın yerde
sonbahar gelmiş gelmişte gecmiş anlaşılan
hoşçakal gönülsızın hoşçakal güzel gözlüm
hoşçakal
dokunma cesedime cek kirli ellerini
dokunma cesedime dokunma
slm
slm naslı
Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere,
Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime.
Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? Diye.
Ama her defasında senin dışında onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan.
Öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını!
Çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı…
Beni sevme şeklini öyle özledim ki…
Bu lanet dünyada her geçen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan.
Çünkü hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef.
Dünyanın adil olmasını bekliyoruz, hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı…
Ama sanırım sabır taşı misali, bizi tam ortamızdan çatlatmaya niyetli.
Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yerde yaş gelmesini…
Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?
Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen,
Sen olsaydın benim yerimde,
mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmene herhalde.
Öyle özledim ki seni aradığımda sesindeki neşeyi…
Kuşum derdin, özledin mi beni derdin.
Bende belki tam anlatamam sana olan hasretimi diye
Nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep yemin ederdim.
Güzel gözlüm, öyle özledim ki seni…
Yüreğim bir mecal kaldı şimdi.
Her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun.
Her gece yalvarıyorum Allah ıma, bir an önce geçsin bu dertler bu sıkıntılar diye…
Ve her gece uykuyu haram ediyorum gözlerime.
A kadınım, öyle özledim ki seni…
Tıraş bile olmuyorum eskisi gibi.
Batıyor sakalların git kes öyle öp beni derdin.
Öptürmezdin gül yanaklarını sinek kaydı olmadan yüzüm.
Ama geri döndüğümde de kokumu içine çekerek öyle bir öperdin ki beni, hep öyle kalalım isterdim.
Sevdiğim, öyle özledim ki seni…
Sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini…
Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen,
Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerimi yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor.
Sensin onun dermanı diyor içimdeki ses her gece.
Canımın taaaa içi, öyle özledim ki seni…
Her derdini alırdım üstüme, sen üzülme sen yorulma sen düşünme isterdim, ben bakarım çaresine…
Yeter ki gülsün yüzün derdim, ben meydan okurum senin için bu alemin cümlesine…
Kurban olduğum, aşkların en güzeli, bir tanem, gül bakışlım, kalbimin birincisi…
Öyle özledim ki seni, sesini, nefesini…
Haydi geri dön artık ta, mutluluktan kes şu nefesimi…