Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar… Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsınız. Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir. Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

Yıllar boyu öğretilen Osmanlı Tarihi’nde ve memleketimizin her karesinde yaşatılan bir efsanemiz mevcut. Adı ise Barbaros Hayreddin Paşa olarak bildiğimiz Hızır Reis’tir. Osmanlı’nın ilk Kaptan-ı Derya’sı ve deniz paşasıdır. Öyle büyük bir savaşçıdır ki Akdeniz’in Türk Gölü olarak bilinmesine sebebiyet vermiştir.

Bu roman ise tamamen onun hayatını konu alan biyografik bir romandır. Çocukluğundan sonuna kadar Akdeniz maceralarını konu almaktadır. Divan Edebiyatı’nı sevdiren adam olan İskender Pala Kitapları tarafından kaleme alınan kitap bir çok kitabı gibi aynı üslup ve dile sahiptir. Akıcı konusu, aşkla bezenmiş cümleleri bu işin üstadı İskender Pala’nın kaleminde daha da değerli bir hale geliyor.

Barbaros Hayreddin Paşa aslında Barbaros adını ağabeyinden almıştır. Kızıla çalan sakalları sebbeiyle Barbarossa adıyla anılan abisinin ölümünden sonra kendisi bu şekilde çağırılmaya başlanmıştır.

Kitab’ın ana konusundan sonra Yahya Kemal Beyatlı’nın şu dizleeriyle yazıma veda ediyor ve mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Tarihi romanların  tutkunu olmak istiyorsanız atlamamanız gereken bir kitaptır.

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!
Adalar`dan mı? Tunus`dan mı, Cezayir`den mı?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?

Benzer Konular

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.