Öksüz Blog Yazarı Emre’den…

  • 201

2007 yılında başladığım blogculuk hayatıma devam ederken az önce belirsiz bir şekilde kendimi öksüz hissettim. Sebebi belliydi. Yorumsuzluk.

Bir yazarın en büyük motivasyon kaynağı okuyucusunun olması fakat bu okuyucu ne denli okuyucu. Boş mu değil mi? Üstteki sayaçta 2500 kişiden fazla bir takipçi görünüyor. O rakamlarla oynamak gibi bir şansım yok. Yazdığım yazı 2500 yere ulaşıyor fakat geri dönüş?

Yorum kategorisine girdiğiniz vakit bir yazı içerisinde en az 300 kelime barınıyor ve bu yazıların çoğu zon zamanlarda 500 keliemden de aşağıya düşmüş değil. Baktığımda yazılarım mı kötü diye bir eleştiri geldiği de yok bir iki kişi dışında. ( Onlara sonsuz minnettarım. Kendilerini biliyorlar. ) Aynı oranda yorum geldiği de yok. Bir sonraki yazıma yorumsuz geçmek beni ziyadesiyle üzmekte.

Dedim ki diğer blogcu arkadaşlarla iletişimi mi kuvvetlendirmeliyim. Bir çok blogcuyu takip ederim ve beğendiğim veya tartışabileceğim bir yazıya yorum da bırakırım. Bazıları da gelir yazılarımdan birine ikisine yorum bırakır. Sonra ne olmuş? Bir bakmışız gitmezseniz kimse gelmemiş. Gittiniz mi arkadaşların bloglarına? Ne âla.

Bazen diyorum ki kız olsaydım acaba ya da baştan yanlış yapmışım kız ayaklarına mı yatsaydım? Ne yazık ki bu su götürmez bir gerçektir; kızların yorum ortalaması yüksek olmakta.

Toplamda 5000 tane yorum var ve iki günde bir 1000 tane yorum silerim fakat bunlar belli başlı yazılar. Nasıl yazılar. Bir incelememin Google’da patlamasıyla ziyaretçi akınına uğramış arkaş arayan tayfalar. Başka sayfalara da bulaşmazlar kolay kolay. Geri kalan yazılar. Popüler yazılarıma bakarsanız sağ menüde onların bir çoğu kendini belli eden başlıklar dışında ıkına pıkına, yazarına mail ile cevap yazdım diyerek, sağa sola eşe dosta reklamını yaparak elde ettiğim yorumlar. Öyle ki kendimce hakettiğimden azını alıyorum.

Ne yazık ki toplumumuzda yorum yapma yetisi gelişmediğinden ve eleştiri’nin önemi yeterince kavranamadığından olsa gerek okuyan olsa bile yorum yapıp çıkan olmuyor. Biraz daha derinden bakarsak bu bir bilgi saklama, sizden sonraki okuyucuya bir haksızlık. İzlediğiniz bir sinema filminin iyi veya kötü yönünü anlatmak, biraz şöyle izlemelisiniz şeklinde ip ucu vermek sizden sonrakilere bırakacak olduğunuz bir miras değil midir? Bunu yapmamak bir haksızlık olarak görülemez mi?

Bir film eleştirisi ortalama olarak 250-300 kelime tutar. Filmi izlemek 2 saatinizi alır, afişini bulmanız düzenlemeniz, içeriği yazmanız, linklemeniz, genel ayarlarını yapmanız, tekrar okumanız düzenlemeniz ve en son tekrar okuyarak imla hatalarını düzenlemeniz sizce kaç saatinize mâl olur? Pekii onu yazabilecek bir siteyi yapmak kaç ayınızı alır. Tüm bunları yapacak bilgiyi edinmek? Ben ipin ucunu kaçırdım.

İki yıl boyunca ele avuca gelir istatistikler veriyorum size arkadaşlar.

313 Yazı – 15 Kategori – 1165 Etiket ve ele avuca gelir yorum sayısı 680. Yazı başına 2, gün başına 1 yorum. Eh bırakın ben de isyan edeyim artık değil mi? Bu yazı da 422 kelime ve sade haliyle sadece yazmak 40 dakikamı aldı. Övünmek değil. Yazan herkesin yaptığı birşey bu. Benimkisi sadece bir dile getiriş.

2007 yılında başladığım blogculuk hayatıma devam ederken az önce belirsiz bir şekilde kendimi öksüz hissettim. Sebebi belliydi. Yorumsuzluk. Bir yazarın en büyük motivasyon kaynağı okuyucusunun olması fakat bu okuyucu ne denli okuyucu. Boş mu değil mi? Üstteki sayaçta 2500 kişiden fazla bir takipçi görünüyor. O rakamlarla oynamak gibi bir şansım yok. Yazdığım yazı 2500 yere…

2007 yılında başladığım blogculuk hayatıma devam ederken az önce belirsiz bir şekilde kendimi öksüz hissettim. Sebebi belliydi. Yorumsuzluk. Bir yazarın en büyük motivasyon kaynağı okuyucusunun olması fakat bu okuyucu ne denli okuyucu. Boş mu değil mi? Üstteki sayaçta 2500 kişiden fazla bir takipçi görünüyor. O rakamlarla oynamak gibi bir şansım yok. Yazdığım yazı 2500 yere…

28 thoughts on “Öksüz Blog Yazarı Emre’den…

  1. valla ben yorum yapmak isterim ama askerim eve gidince orada bol bol yazarım inşallah başarılarının devamı gelir

  2. emre siten o kadar güzel ve genişki inan uzun süreden beri burda olmama ragmen takip etmekte oldukça geri kalıyom açıkçası ancak şunuda bilmeni isterim arkadaşım sen bu site için çok emek ve ugraş verdin tabiki karşına başarılarını kıskanan veya olumsuz bulanlar çıkacaktır sen onlara aldırmadan yoluna emin adımlarla devam et bizlerde elimizden geldigince gücümüz yettigince yanındayız yani kepenkler hiç inmicek dükkan 7/24 açık kalcak başarılalrının devamı dilegi ile İLKAY

  3. Mrb gençlik bn francesco İzmirdn..Yş 19 by 1.80 gözlerm yeşilllllllll saçlarm uzun kumral..Tanşmk istiyn dadlu qızlar eklesin hertürlü sohbet olur ;) francesco.64@hot…gerisini biliosunuz ztn (: hadi bkliorm bb..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.