Yorum

Plastik Market Poşet Yasasının Perde Arkası

Market Poşeti
poşet

Bilindiği üzere kısa bir süre sonra marketlerden poşetleri belirli bir ücret karşılığında almaya başlayacağız. Bu aslında şahsım adına çevre açısından uzunca bir süre savunduğum bir uygulamaydı. Bu sadece çevre değil gerek ülke ekonomisi gerekse hane ekonomisi açısından oldukça yararlı bir uygulama.

Uzunca zamandır sosyal medyada yayılan bazı söylemler var. Özellikle Bim, A101 gibi marketlerin bu işten kazanacağı parayı hesaplıyor bazı arkadaşlar. Hatta çoğu farklı şekilde ve ne yazık ki ülkemizin matematik bilgisini ortaya koyacak kadar yanlış hesaplamalarla yapıyor bunu ve birisi de çıkıp demiyor ki; “Dur arkadaş o iş öyle değil.” diye. Halbuki işin özünde bu tip marketler öyle bahsettiğiniz gibi devasa paralar kazanmayacaklar. Hadi ben de bir hesaplama yapayım. Şöyle detaylı bir maliyet hesaplaması yapalım. Bu adamların kullandığı market poşetleri yaklaşık olarka 5 kuruş civarındadır. Sizden ise bunun karşılığında 25 kuruş alacaklardır. 20 kuruş poşet başına kârlılık elde edecekler. Ve 7000 Adet mağazası olan bir amrket günlük ortalama olarak şube başına 100 poşet kullansa 700.000 adet poşet ve günümüz bedeliyle 175.000 TL ekstra para kazanmış olacaklar. Şimdi burada iki farklı detay var.

  1. Bu mağazalar bu poşetlerin maliyetlerini zaten ürünlere işletme maliyeti olarak yansıtıyorlar. Bunu geri çekecekler mi?
  2. Poşete kullanıcı 25 kuruş bayılınca bir çikolataya poşet alan vatandaş bu poşeti yine de alacak mı?

İşte bu iki unsur tamamen yukarıdaki günlük ekstra yazılan 175.000 TL ciroyu ne yönde etkileyecek onu birebir göreceğiz. Benim şahsi fikrim bu 100 poşet 20ye iner ve sonuç olarak ise 175.000 TL kısım 35.000 olur. 28.000 TL’sine %18 KDV öder 24.000 falan kalır elinde. Onun da %20’sini vergi olarak öder 19.000 TL kalır elinde.

Şimdi hespladık ki ortalama günde 20.000-30.000 TL para kazandı A-101 tüm türkiye çapında. Bence o umrunda bile değil adamların ya. Milyonları zaten götürüyorlar bir imza ile. Marketin kazandığı parayı gördük. Şimdi devlet bunun neresinde? Ona bakalım.

Devlet zaten 10.000 TL parayı aldı. Sadece A-101’den. Bu da devlet için devasa değil. Aslında önemli bir bedel fakat devletin asıl meselesi bu parayı kazanmak değil. Devletin asıl meselesi bunun getirdiği yan etkileri ortadan kaldırmak. O 25 kuruş dediğimiz market poşetinin aslında bize olan maliyeti nedir bir bakalım.

1. Bir şişli belediyesinin çöp toplam iin harcadığı para milyon liralar.

2. Poşet dediğimiz envanterin bütün malzemesi ithal.

3- Çevre kirlenmesine bağlı yaşadığımız sağlık problemlerinin yıllık maliyeti milyon liralar.

4- 2017 yılında sadece 17.000.000 $ poşet ithal etmişiz. CAri açıktan doğan faiz ile bu bedele ekstra olarak 680.000$ ödeme yapmışız ki ham madde değil bu poşetin kendisi. Ham madde olarak da petrol zaten hammaddesi.

Şimdi biz şunu yapmazsak ne olur? Gidelim markete ama 1 adet kola için 1 poşet almayalım. Cebimizde filemiz olsun ona dolduralım. Pazar arabası kullanalım. Kese kağıdı kullanalım. Sonuç olarak ise hem çevremiz kirlenmesin, elin ülkelerine bedavadan para verip bir de o vereceğimiz parayı borç alıp faiz vermeyelim. Çevremiz temiz toplumumuz sağlıklı olsun. Denizdeki balıkla birlikte plasitk ham maddesi yutmayalım. Daha az kanser olalım o ilaçlar için elin ülkesine para vermeyelim. Daha az çöp bertaraf etmek zorunda kalalım sağlığımız daha çok kirlenmesin.

Şimdi bu işin dünya ülkelerindeki karşılığını bir görelim. Hindistan 1.3 milyar nüfusa sahip ve bunun karşılığında tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımı 2022 yılına kadar tamamen bitirmenin sözünü vermiş. Sri Lanka starforu komple bitirecek. Çin geridönüştürülebilir kağıt yapılı ambalajları teşvik ediyor. İngiltere plastiğin hayatımıza etkileri ve ve alternatif neler kullanılabilir konusunda medya desteğiyle birlikte farkındalık oluşturuyor. Almanya’da zaten çoğumuz biliriz bazı su şişelerini bile 25 cent ödeyerek alıyorsunuz ve geri götürüp verdiğinizde paranız iade ediliyor.

Biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım düşünce yönümüzü değiştirmek ilk yapmamız gerekn şey. Eğer biz direkt şu şunu kazandı bu bunu kazandı diye düşüneceğimize o hemen hemen hiç bir işimize yarmayan fakat 1lt kolayı daha rahat taşımamıza olanak sağlıyor diye 3-4 dakika süreceke olan kolaylık için bıraktım doğa çevre vs. 3. nesil torununuzun hayatını riske atmanıza değmeyeceğini düşünmeniz gerekmektedir. Daha çevreci ve geleceği düşündüğümüz taktirde zaten o poşeti almayacağız ve kullanmayacağız. Bu sayede o parayı da adam kazanmayacağı için herhangi bir sorun da kalmayacak. Çünkü şunun farkına varacağız. Adamlara o parayı biz kazandırıyoruz!!!

Poşetin apralı olacağı konusunda belirtmek istediğim bir başka husus ise aslında bunun süpriz olmadığı ve yıllardır buraya kadar gelen bir süreci yaşamakta olduğumuzdur.

Bugün baktığınız taktirde firmalar doğada kaybolan poşetleri kullanmaya uzun yıllar önce başladı ve bu artık bir zorunluluk. Bunun haricinde bir çok tek kullanımlık ambalajlar yani çikolata, çekirdek ambalajları kağıt türevlerinden üretiliyor. Bunu Torku mesela kullanıyor. Akabinde diğer markalar da bir çok ürünlerinde kullanmaya başladı. Devlet büyük bir geri dönüşüm ağı kurmuş durumda. Artık eskiye nazaran çok daha fazlasını geri dönüştüyür ve enerji haline çeviriyor. Çevre kirliliğine karşı çok daha caydırıcı ve sert önlemler alınıyor. Bir çok standart yükseğe çekilmiş durumda. Bunun sonucunda ise zaten asıl sorun olan ve ilk fırsatta yere attığımız bu market poşetlerini de ücretli hale getirerek kullanımını kısıtlıyor ve halkın seve seve yapmadığı bu eylemi zorla yaptırıyor.

Bu süreçten sonra gözlemleyecek olduğum önemli şeylerden birisi de halkın bu konudaki davranışındaki değişimler. Artık ekstradan 8-10 poşeti firmalar zaten adetli verdiği için çantalara atamıyoruz. Bakalım bundan sonra 3-4 adet çekirdek için de çevrenin anasını ağlatacak mıyız? O markete gidip aylık alışveriş yapan arkadaşlar poşetleri çeyrek çeyrek doldurup mu çıkacak? Bunların hepsini tek tek göreceğiz ve emin olunuz ki bu israftan kurtulduğumuz taktirde sokaklarımız daha temiz, çocuklarımız daha güvende, denizlerimiz daha yüzülebilir, sularımız daha içilebilir hale gelecek. 50 sene içerisinde denizlerdeki plastik sayısının balıklardan daha fazla olacağını ön gören bilim adamları da bu sayede daha iyimser ve daha olumlu olabilecekler.

Benzer Konular

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.